| ISBN |
|---|
| 978-977-86205-9-7 |
| Yazar |
| Greg Fisher |
| Çeviri ve Yorum |
| Dr. Ahmed Hafice Ruhayyim |
| Baskı |
| 1. Basım, 2025 |
| Dil |
| Arapça |
| Ana Kategori |
| Tarih |
| Alt Kategori |
| Antik Çağ, Halklar ve Kabileler |
Eser hakkında:
“Roma, Pers ve Arap Yarımadası” adlı eser, MÖ 63’te Pompey komutasındaki Roma ordusunun Orta Doğu’ya ulaşmasından MS 632’de Hz. Muhammed’in (s.a.v.) vefatına kadar geçen dönemde, antik çağın büyük güçlerinin Araplar ve Arap Yarımadası üzerinde kurmaya çalıştıkları etkiyi ele almaktadır. Bu güçlerin Arapların siyaseti, kültürü ve dinine nasıl etki ettiğini ayrıntılı bir şekilde anlatan eser, yeni ortaya çıkan Arap kabilelerinin Roma, Part ve Pers imparatorluklarının bulunduğu karmaşık bir siyasi sahnede nasıl yol aldıklarını ele alır.
Orta Doğu’daki mirasın uğradığı tahribata, DAEŞ tarafından kasıtlı olarak maruz kaldığı yıkıma ve bu bölgede Arap Hristiyanlığının nasıl geliştiğine odaklanan eser, İslam’ın zuhuru öncesindeki yüzyılda güçlü Arap devletlerinin ve Arap liderlerinin ortaya çıkışını incelemektedir. Böylece, bölgesel ve çağdaş dünya tarihini anlamada Arapların ve Arap Yarımadası’nın önemini net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Arap güçleri antik çağların son dönemlerinde, kendilerini saflarına çekmek ve sadakatlerini kazanmak isteyen büyük imparatorluklar arasında alevlenen çatışmaların gölgesinde, Orta Doğu’da güç dengesini korumaya verdikleri önemi açıkça kanıtlamışlardır. Böylelikle giderek büyüyen ve güçlenen Araplar; söz konusu imparatorluklar arasındaki o karmaşık siyasi sahneyi aşıp, adeta sahneye damgasını vurmayı başaran büyük devletlere ve krallıklara dönüşmüşlerdir. Bu süreçte tarih sahnesine dikkate değer pek çok Arap lider çıkmıştır. Öyle ki MS 6. yüzyıl sonlarına gelindiğinde; 7. Yüzyıl’ın başlarında Orta Doğu’yu yeniden şekillendirecek köklü değişimlere zemin hazırlayan gelişmelerin tohumları filiz vermeye başlamıştır. Geç Antik Çağ döneminin kapanmasını sağlayan bu değişimler, sadece Orta Doğu’nun değil, tüm dünyanın tarihini etkileyecek yeni bir dönemin de kapılarını aralamıştır. Bu yeni dönem, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) doğumuyla başlayan o çağın ta kendisidir.








Yorum Yap