Cahiliye ile İslam Dönemleri Arasındaki Kutsal Zaman
“Cahiliye ile İslam Dönemleri Arasındaki Kutsal Zaman” adlı eser; İslam’ın, (nesî uygulamasını haram kılması, haram aylar ile hac ve umre mevsimlerini değişmez bir düzene oturtması yoluyla) cahiliye dönemine ait “kutsal zaman döngüsünü” nasıl sona erdirdiğine dair yeni bir bakış açısı sunmaktadır. Bununla birlikte cahiliye takviminin mahiyetinin belirlenmesi gibi henüz aydınlatılmamış bazı meselelere de yenilikçi çözümler sunmaktadır. Nesî uygulamasının işleyiş mekanizmasını ve tekrarlanma sıklığını, aynı zamanda bu uygulamanın temeli eski Arap coğrafyasının mirasına dayanan astrolojik ‘Cahiliye dininin’ özüyle ve dehri inanç (Sabianizm) ile ne derece bağlantılı olduğunu açıklamaktadır.
daha fazla bilgi
Hac, Umre ve Nesî Üzerine Antropolojik Bir Okuma
Çıplak İmparator
Ulus devlet modeli, Birleşik Krallık ile Fransa arasında 1916 yılında akdedilen Sykes-Picot Antlaşması’nın en önemli başarısı olmuştur. 1. Dünya Savaşı’nda Osmanlı İmparatorluğu’nu mağlup etmek ve parçalamak maksadıyla hayata geçirilen bu jeostratejik hamle -sömürgecilik ölçütleri bağlamında- oldukça büyük bir başarı kaydetmiştir. Nitekim bu süreç en nihayetinde, 2. Dünya Savaşı esnasında Arap ulus devletlerinin modern kolonyal sınırlarının şekillenmesiyle neticelenmiştir.
daha fazla bilgi
Ulus Devletin Kaçınılmaz Çöküşü
İnsan Haklarının Ötesinde
Bu eser, Fransız siyaset felsefecisi Alain de Benoist tarafından sunulan, insan hakları ideolojisinin felsefi temellerine yönelik cesur bir eleştiri niteliğindedir. Yazar, geleneksel bakış açıları ile siyasi solun ilham verdiği tezleri harmanlayan yeni sağ akımın fikirlerinden yola çıkmaktadır. Benoist, eleştirilerinde Martin Heidegger, Friedrich Nietzsche ve Oswald Spengler’in izlerinin yanı sıra; sol kesimden Antonio Gramsci ve sağ kesimden Carl Schmitt gibi her iki siyasi kanattan geniş bir düşünür yelpazesine dikkat çekmektedir.
daha fazla bilgi
Özgürlükleri Savunmak
Roma, Pers ve Arap Yarımadası
“Roma, Pers ve Arap Yarımadası” adlı eser, MÖ 63’te Pompey komutasındaki Roma ordusunun Orta Doğu’ya ulaşmasından MS 632’de Hz. Muhammed’in (s.a.v.) vefatına kadar geçen dönemde, antik çağın büyük güçlerinin Araplar ve Arap Yarımadası üzerinde kurmaya çalıştıkları etkiyi ele almaktadır. Bu güçlerin Arapların siyaseti, kültürü ve dinine nasıl etki ettiğini ayrıntılı bir şekilde anlatan eser, yeni ortaya çıkan Arap kabilelerinin Roma, Part ve Pers imparatorluklarının bulunduğu karmaşık bir siyasi sahnede nasıl yol aldıklarını ele alır.
daha fazla bilgi
Pompey’den (Roma Komutanı Pompeius) Hz. Muhammed’e (s.a.v.) Orta Doğu’nun Şekillenmesi
Yere Sağlam Basmak
İnanç, insanı hayata dair tasavvurunu yeniden şekillendirmeden, ona tevhid fıtratını hatırlatmadan ve iç dünyasını dinden başka hiçbir unsurun ulaşamayacağı ulvi anlamlarla doyurmadan bırakmaz. Böylece insan ruhu; hamd, şükür, istiğfar, tesbih, tekbir ve zikirle dolup taşar. İnanç, kişiyi tasalanmanın, kederin, acının, hüznün ve rasyonalizmin doğurduğu anlam krizlerinin pençesine teslim etmez.
daha fazla bilgi
Büyük Davalarımızın İnanç Temelleri
İslam’ı Siyasallaştırmak
Osmanlı Devleti’nin sosyal, kültürel ve siyasi modernleşmesi ve etnik oluşumunu konu alan İslam’ı Siyasallaştırmak kitabı; bu dönüşüm ve modernleşmenin uyarlanması, ayrışması ve düzeltilmesinde İslam’ın ve Sultan II. Abdülhamid’in (MS 1876-1909) rolünü tartışmaktadır.
daha fazla bilgi
Eski Osmanlı Devleti’nde Kimlik, Devlet, Din ve Ümmetin Yeniden İnşası
Osmanlı Devleti’nde Kütüphaneler
Bu kitap, ömrünün otuz yılını Osmanlı devlet arşivlerindeki mevcut tüm literatürü taramaya adayan seçkin Türk tarihçisi İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın emeklerinin çıktısıdır. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde neredeyse mevcut tüm vakıf resimlerini ve vakıf yönetmeliğini inceleyen Uzunçarşılı; çeşitli kütüphanelerde bazı vakıfların orijinal vakfiyelerinin varlığını tespit etmek amacıyla çalışmış, üç yüze yakın vakfiye belgesini incelemiştir. Osmanlı kütüphaneleri konusunda daha önce yapılmış müstakil bir çalışmanın bulunmaması kitabın önemini daha da artırmaktadır.
daha fazla bilgi
Tarihsel Gelişimi, Yönetimi ve Organizasyonu
Siyasal İslam Düşüncesi Tarihi
Bu kitap, siyasal İslam düşüncesinin dağınık yönlerini bir araya getirerek, peygamberlik döneminden Hulefâ-yi Râşidîn’e ve günümüze kadar olan İslam dönemi boyunca yeniden inşa etmeyi amaçlamaktadır. Yazar, Arapça eserlerin mevcut tercümelerine dayanarak gerek siyaset felsefesi, gerek siyasal fıkıh, gerekse siyasi nasihat (Nasâih el-Muluk) şeklinde yazılmış olsun, siyasal İslam düşüncesinin gelişiminin izini sürmektedir.
daha fazla bilgi
Peygamberlik Döneminden Günümüze
Darwin’in Son İkilemi
Darwin'in Son İkilemi serisinde, Arap takipçilerin bu mühim konudaki küresel tartışmalarda yaşanan son gelişmelerden haberdar olabilmeleri için, evrim teorisinin son bilimsel araştırmalarla tamamlanmış olan en önemli karşıt ikilemlerinden birini ortaya koyuyoruz.
daha fazla bilgi
Parada Reform
İslam paranın değerini ziyan etmez; daha ziyade onu hak ettiği konuma yerleştirerek hakları ihlal etmemesini, insanların zulme ve yozlaşmaya uğramamasını sağlar. Bu sebeple para pek çok hakla sınırlandırılmıştır. Böylece paranın amaç değil araç olduğunu, onun gerçek işlevinin kalplerde tasdik edildiğini, onun bir veraset yolu ve bir gelişme aracı olduğunu biliriz. Dolayısıyla şeriat sermayeyi ne israf eder ne de kutsallaştırır.
daha fazla bilgi
İslamî Akıl Yürütme ve Kriz Ekonomisi
Kuran’ın Mantığı
“Kur’an’ın Mantığı” kitabı, Allah’ın Kitabı’nın, insan aklını ıslah eden, onu hataya düşmekten, düşünce, irade ve fiillerdeki sapmalardan koruyan bütün kural ve yol gösterici işaretleri içerdiğini göstermeyi amaçlamaktadır. Allah insanı yaratmış, ona akıl verip düşünme ve şuur nimetini bahşetmiş; ancak onu düşünsel yanılgılar, sapkın eğilimler ve yanlış uygulamalar denizinde boğulmaktan kurtaracak bir can simidi vermeyi de ihmal etmemiştir.
daha fazla bilgi
Hakikat, Samimiyet ve Adalet Yolunda Aklı Islah Etmek
Bilim ve İslamlaşma
Bu kitap, İslamî ilimlerle sosyal bilimler arasındaki ilişki meselesine odaklanarak, İslamî ilimlerin sosyal açıdan özelliklerini açıklamayı amaçlamaktadır. Bilimin gücünün şeriat ile ilişkisi, dil ve taşıdığı değerler, teorikleştirme yerine bilişsel gerçekçilik, bilimlerin beşerî bilimler ile bütünleşmesi ve İslam medeniyetindeki akademik derslerin, açık ve anlaşılır hâle gelmesinin ardından genel bir kültüre dönüşümü gibi konuları içermektedir.
daha fazla bilgi
XIX. yüzyılın sonuna kadar Osmanlı Devleti’nde Yahudiler
Müslümanlar, tarih boyunca Yahudilere karşı ırkçı bir muamele sergilememişlerdir. Osmanlı İmparatorlunda da bu durum farklı değildi. Zira Avrupa’da Engizisyonun kuruluşunun sonra tehcir edilen Yahudiler kendilerini iki seçenekle karşıya karşıya bulmuşlardı: ya Hristiyanlaşacaklardı veya da göç edeceklerdi. Bu nedenle 1492’de İspanya’dan ve 1496’da Portekiz’den kovulan Yahudiler doğrudan Osmanlı İmparatorluğu’na göç ettiler. Osmanlı topraklarına yayılan Yahudiler, imparatorlukta var olan düzenin içinde etkin bir rol oynadılar. Ayrıca ticaret ve el sanatlarında etkin bir rol oynadılar. Osmanlı Devleti, Yahudilere kendi şeriatlarını uygulama izni vermişti. Kendi aralarında ortaya çıkan meselelerle hahamları ilgileniyordu.
daha fazla bilgi
Ulusal Yahudi Fonu
Ulusal Yahudi Fonu'nun 1901'de kurulması, Siyonist hareketin tarihinde bir dönüm noktası oldu. Bu fon, Siyonist projeye hizmet etmede önemli bir rol oynadı. Ulusal Yahudi Fonu Yahudilerin milli vatan projesinin temellerini atan en önemli Siyonist kurum konumundaydı
daha fazla bilgi
ve Bu Fonun Filistin'de Yürütülen Siyonist Projedeki Rolü 1901 : 1948
Filistin’deki Insani Durum Hakkında
Çalışma, İsrail tarafından etkileri giderek daha da kötüleştirilip yoğunlaştırılan Filistin'deki insani durum hakkında bir rapor sunuyor. Öyle ki, devam eden baskınlar nedeniyle güneydeki Filistinliler uykusuz kalmış ve kapalı geçiş kapılarında yaralıların kanı akmış durumda. Abluka uygulamak, rahat bir yaşam arayışıyla dünyayı dolaşmaya veya normal bir ölüm umuduyla topraklarında kalmaya zorlanan bir halk için "ölüm cezası" anlamına geliyor.
daha fazla bilgi
Si̇yoni̇st Poli̇ti̇kalar Ve Fi̇li̇sti̇n’de Arapça’nin Yok Edi̇lmesi̇
Çalışma, Filistin'de Arapça dilinin karşı karşıya olduğu sorunları ele alıyor ve bu ihlallerden bazılarını ve İsrail içindeki Filistinlilerin diline yönelik Siyonist politikaları inceliyor; bu da Arapçanın önemli bir statü kazanmasını engelliyor. Çalışma, Arapların Yahudilerin hafızasında ve algısında nasıl bir imaja sahip olduğu, mevcut politikaların ve Arapçaya yönelik ihlallerin niteliği, İsrail'in Arapçaya yönelik politikasının sahte demokrasi sorununu nasıl gösterdiği ve bu politikaların Arapça diline ve ruhuna meydan okuyan bu zorluklarla başa çıkmak için nasıl ele alınabileceği gibi soruları gündeme getiriyor.
daha fazla bilgi