Hazırlayan: Nureddin İzbasar

Çeviri: Erva Cüneydi

Çeviri İncelemesi: Dr. Esma Mekavi

İnişli çıkışlı tarihî seyri içinde 1949 senesine kadar bir şekilde bağımsızlığını koruyan Doğu Türkistan, bu tarihten itibaren Çin Komünist Partisi’ne (ÇKP) bağlı kuvvetlerin işgaline uğramıştır. Bu işgalle birlikte Çin, bir yandan bölgenin verimli tarım arazilerini ve zengin yer altı varlıklarını kendi tekeline alırken bir yandan da sistematik işgal ve Çinlileştirme siyasetini acımasızca uygulamıştır. Bölgeye yoğun bir Çinli yerleşimci akını organize edilmesi ardından, kurulan geniş istihbarat ağı ve alınan güvenlik tedbirleriyle Doğu Türkistanlıların süreç içerisinde dünya ile olan bağlantıları kopartılmış ve temel insan haklarının ihlal edilmesine yönelik her türlü müdahale kolaylıkla hayata geçirilmeye başlanmıştır.

Doğu Türkistanlıların asimilasyona direnmeleri ve kendilerini Çinli olarak görmemeleri, merkezî Çin yönetimi açısından siyasi bir meydan okuma olarak değerlendirilmiş ve bu durum bölgenin kontrolü konusundaki bir zaaf, özellikle 1980’li yıllardan itibaren sanayileşmeyi sekteye uğratacak bir güvenlik sorunu olarak algılanmıştır. 1990’lı yılların çalkantılı siyasi gelişmeleri ve Komünist bloğun çöküşü Orta Asya coğrafyasında birçok değişimi tetiklerken, bu bölgede bulunan Doğu Türkistan’da da gerilim bir hayli artmıştır. 2000’li yılların başındaki 11 Eylül olayları akabinde başlayan dönem “terörle mücadele” adı altında Çin yönetiminin bölgeye her türlü müdahalesini kolaylaştırmış ve bugüne kadar süren sistematik tırmandırma siyaseti hız kesmeden uygulanmıştır.

Elinizdeki rapor, Doğu Türkistanlıların tarihî süreç içinde yaşadığı dönüşümü ve Çin işgali ile birlikte günümüze kadar gelen ihlaller dönemini anlatmaktadır.

Çalışmayı indirin